Travmatik yaşantılar kendi kendine iyileşmez. Ancak tedavi edilmezse hayatın farklı alanlarına yayılır ve zamanla büyür.
Bir kaza, ani kayıp, şiddet, doğal afet, taciz, hastalık ya da yoğun bir ayrılık… Hepsi bir şekilde zihinde “donup kalmış” görüntüler ve duygular bırakabilir. Bu donma halinin ardından gelen kaygı, tetiklenme, kabuslar ve kaçınmalarla kişi kendini sürekli bir “savaş hali” içinde bulabilir.
İşte bu tabloya psikolojide Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) diyoruz.
Bu yazıda TSSB’nin ne olduğunu, nasıl ortaya çıktığını, belirtilerini ve terapi sürecinde neler yapılabildiğini detaylıca ele alacağım.
TSSB, bireyin travmatik bir olay yaşadıktan sonra bu olayın zihinsel ve duygusal izlerini atlatamamasıyla gelişen bir ruhsal bozukluktur.
Kişi kendini sürekli geçmişte yaşamış gibi hisseder.
Olay geçmişte kalmış olsa da etkileri bugünü ve geleceği derinden etkiler.
Travmatik anının zihinde görüntü, ses, duygu olarak tekrar tekrar yaşanması. Sanki “o an” yeniden oluyormuş gibi hissedilir.
Travmayla ilgili rüyalar, irkilerek uyanmalar, uykuya dalamama.
Travmayı hatırlatan yerlerden, kişilerden, konuşmalardan kaçınma.
Örneğin bir trafik kazası geçiren kişi, uzun süre araç kullanamaz.
Gerginlik, tetikte olma, kolay irkilme, öfke patlamaları, çarpıntı, terleme.
Duyguları bastırma, insanlardan kopma, “robot gibi” hissetme.
Hayata karşı ilgi kaybı, değersizlik düşünceleri, karamsarlık.
Çocukluk çağı istismarı
Fiziksel ya da duygusal şiddet
Tecavüz ve cinsel travmalar
Doğal afetler (deprem, sel, yangın)
Trafik kazaları
Yakın kayıplar
Yoğun ayrılık ve terk edilme
Yoğun hastalık süreçleri (kanser, ameliyat, yoğun bakım)
Travmatik olayın kendisinden çok, kişide bıraktığı iz önemlidir. Aynı olay iki kişiyi farklı etkileyebilir.
TSSB zamanla geçmez. Beyin, “o olay tekrar olacakmış gibi” algı üretmeye devam eder. Bu yüzden travma mutlaka profesyonelce işlenmelidir.
Travmanın duygusal yoğunluğu EMDR ile çalışılarak azaltılır. Kişi, olayı hatırlasa bile artık aynı düzeyde tetiklenmez.
Travmayla ilgili çarpıtılmış düşünceler (örneğin: “Ben suçluyum.”, “Dünya tehlikeli bir yer.”) fark edilir ve yeniden yapılandırılır.
Kişinin yaşadığı güçlükler yerine, geçmişte baş edebildiği anılar üzerinden ilerlenerek iyileşme süreci desteklenir.
Travma sonrası oluşan yalnızlık, anlaşılmama ve kopukluk hissiyle baş etmek için güvenli bir bağ kurulur.
Yoğun uyku bozukluğu, şiddetli kaygı, panik atak veya intihar düşünceleri varsa psikiyatrist eşliğinde ilaç tedavisi devreye alınabilir.
Ancak tedavi, daima terapötik süreçle birlikte yürütülmelidir.
İşlevselliği düşürür (işe odaklanamama, üretkenliğin azalması)
İlişkileri zedeler (öfke patlamaları, bağ kuramama)
Uykusuzluk ve yorgunluk haliyle bedeni zorlar
Sosyal hayattan uzaklaşmaya neden olur
Kendilik değerini düşürerek depresyonu tetikleyebilir
Travma sonrası yaşanan duygular; “saçmalık”, “abartı” ya da “zayıflık” değildir.
Bu duygular, bedenin ve zihnin koruma mekanizmasıdır.
TSSB, yalnızca yaşanan bir olayın değil, o olayın ruhsal izlerinin çözülmeden kalmasının sonucudur.
Ve bu izler, terapiyle silinemez belki ama iyileşebilir, hafifler, dönüştürülebilir.
Geçmişin yüklerini bugüne taşınma. Travmanızın hayatınızı engellemesine izin vermeyin. Bana ulaşın birlikte çözelim.
Eğer siz de geçmişte yaşadığınız bir olayın etkisinden çıkamıyor, aynı duygulara tekrar tekrar saplanıyorsanız, yardım almak için geç kalmış değilsiniz. Manavgat’taki ofisimde bireysel terapi seansları, şehir dışı ve yurt dışındaki danışanlar için ise online terapi seçenekleriyle destek sunuyorum.
Soru sormak, detaylı bilgi almak ya da randevu oluşturmak için WhatsApp butonuna tıklayabilir veya psikologsinanyuksel@gmail.com adresine mail gönderebilirsiniz.
Kendinize ve ruh sağlığınıza iyi bakın.
Uzman Klinik Psikolog Sinan Yüksel
Manavgat Psikolog | Bireysel, Çift ve Cinsel Terapi
Copyright @ | Uzm. Kln. Psk. Sinan Yüksel | Tüm Hakları Saklıdır.