Bedenin sağlam ama ruhun yorgun mu? Sabahları dinlenmiş uyanamıyor, gün boyunca enerjin tükenmiş gibi mi hissediyorsun? Çoğu kişi sürekli yorgunluk halini sadece fiziksel nedenlere bağlasa da, aslında bu durumun arkasında sıklıkla psikolojik sebepler yatar. Gel birlikte bu tükenmişliğin görünmeyen yüzüne bakalım.
Her gün yaşadığın ama dile getirmediğin duygular, içten içe seni yorabilir. Özellikle öfke, üzüntü, kırgınlık, pişmanlık gibi güçlü duyguları ifade etmeden bastırmak, zihinsel enerji tüketir. Bu da bedeninde ağırlık ve yorgunluk hissi yaratır.
Örnek: Her şeye “sorun değil” diyen ama içten içe kırılan bir kadın, zamanla kendini sürekli yorgun ve tükenmiş hissedebilir. Çünkü söyleyemedikleri içinde birikir ve psikolojik yük oluşturur.
✅ Ne yapabilirsin?
Duygularını bastırmak yerine yazabilir, güvenli bir ortamda ifade edebilir ya da terapiyle bu duyguları işleyebilirsin.
Zihin sürekli gelecekteki olasılıkları düşünüyor, “ya kötü bir şey olursa” diye senaryolar kuruyorsa, bu enerji tüketir. Tıpkı arka planda çalışan bir uygulama gibi zihninde hep bir “kaygı programı” açıksa, gün içinde yorgun hissetmen kaçınılmaz olur.
Örnek: Gün boyunca “ya işten atılırsam, ya hasta olursam, ya yalnız kalırsam…” gibi düşüncelerle yaşayan biri, fiziksel olarak bir şey yapmasa bile akşama doğru tükenmiş hisseder.
❌ Sürekli zihinsel alarm halinde olmak bedenin kendini dinlendirmesini engeller.
Bir olayı defalarca zihinde canlandırmak, sürekli analiz etmek, pişmanlık ve “keşke”lerle zihni meşgul etmek hem zihinsel hem duygusal enerji tüketir. Bu da fiziksel olarak dinç olsan bile bitkin hissetmene neden olur.
Örnek: “Acaba yanlış bir şey mi söyledim?”, “Bana neden öyle baktı?”, “Beni hala seviyor mu?” gibi tekrar eden sorular yorgunluk yaratır.
✅ Zihnini susturmak için meditasyon, nefes egzersizi ya da dikkatini dış dünyaya yönlendirme pratikleri yapabilirsin.
Kendi iç sesin sürekli seni eleştiriyorsa, “yeterince iyi değilim, başarısızım, kimse beni beğenmez” diyorsan, bu ruhsal bir yorgunluk yaratır. Özellikle özgüven eksikliği yaşayan kişiler, dış dünyaya karşı güçlü görünmeye çalışırken içten içe tükenebilir.
Örnek: Toplum içinde güçlü görünen ama iç dünyasında kendini eksik hisseden biri, eve geldiğinde adeta çöker.
İlişkilerinde sürekli “veren” kişi misin? Sürekli anlayışlı olan, dinleyen, alttan alan sen misin? Bu da uzun vadede duygusal tükenmeye neden olur. Enerjin başkalarına akar, kendine kalmaz.
Örnek: Partneriyle, ailesiyle, arkadaşlarıyla hep ilgilenen ama kimseye derdini anlatamayan biri, bir süre sonra “kendim için yaşayamıyorum” diyebilir.
✅ Ne yapabilirsin?
Duygusal sınırlar koymak, “hayır” demeyi öğrenmek ve kendi ihtiyaçlarını da önceliklendirmek gerekir.
Hayatının ipleri başkasının elindeymiş gibi hissettiğinde; işte, evde, ilişkide sürekli uyum sağlamak zorunda kalıyorsan bu da ciddi bir tükenme yaratır. Kendi kararlarını alamamak da psikolojik baskı yaratır.
Örnek: İstemediği bir işi yapan ama “şimdi değiştirirsem ne olacak?” diye cesaret edemeyen bir kişi, kendini kapana kısılmış gibi hissedebilir.
Kendini sürekli yorgun ve bitkin hissediyorsan bu sadece uykusuzluk, vitamin eksikliği ya da bedensel hastalıklarla açıklanamaz. Zihninde ve duygularında taşıdığın yükler, vücudunda da ağırlık yaratır.
Eğer sürekli yorgun hissediyor ama fiziksel olarak bir neden bulamıyorsan, bu yazıda bahsedilen psikolojik faktörler sende de olabilir. Manavgat’taki kliniğime gelebilir ya da dünyanın neresinde olursan ol, online terapi ile bu zihinsel ve duygusal yükü hafifletebiliriz. Birlikte daha enerjik, dengede ve huzurlu bir yaşam için adım atabiliriz.
Soru sormak, detaylı bilgi almak ya da randevu oluşturmak için Whatsapp butonuna tıklayabilir veya psikologsinanyuksel@gmail.com adresine mail gönderbilirsin.
Kendine ve ruh sağlığına iyi bak.
Klinik Psikolog Sinan Yüksel
Manavgat Psikolog | Bireysel, Çift ve Cinsel Danışman
Copyright @ | Uzm. Kln. Psk. Sinan Yüksel | Tüm Hakları Saklıdır.