Senin de durduk yere kalbin hızlı çarpmaya başlıyor mu?
Nefesin daralıyor, ellerin titriyor, ayakların boşalıyor gibi mi oluyor?
O an “ya kalp krizi geçiriyorsam” diye düşünmeden edemiyor musun?
Eğer bu sorulara cevabın “evet” ise, yalnız değilsin. Hem Manavgat’taki terapi seanslarımda hem de şehir dışı ve yurt dışından gelen online danışanlarımla yaptığım görüşmelerde, bu tür belirtilerle gelen çok sayıda kişiye eşlik ettim.
Ve çoğu zaman yaşanan bu belirtilerin adı panik ataktı.
Bu yazıda panik atağın ne olduğunu, nedenlerini, belirtilerini ve ne zaman psikolojik destek almanız gerektiğini tüm açıklığıyla anlatacağım.
Hem Manavgat’taki terapilerimde hem de şehir dışı ve yurt dışında yaşayan online danışanlarımla yaptığım seanslarda, sıkça karşılaştığım durumların başında panik atak geliyor. Aniden gelen korku, kalp çarpıntısı, nefes alamama hissi... Bazen öyle yoğun yaşanıyor ki kişi kalp krizi geçirdiğini bile düşünebiliyor. Oysa panik atak, bedenin, zihinle birlikte verdiği güçlü bir alarmdır. Bu yazıda panik atağı tüm yönleriyle anlamaya, belirtilerini fark etmeye ve ne zaman destek alınması gerektiğine dair net bir çerçeve çizmeye çalışacağım.
Panik atak, ortada gerçek bir tehlike yokken bedensel ve zihinsel bir kriz hali yaşamaktır. Genellikle ani başlar ve 10 ila 30 dakika sürebilir. Kişi kendini ölüm, delirme ya da kontrolü kaybetme korkusuyla baş başa bulur.
Bu kriz aslında bir tehlike değil, bilinçaltının “alarm sisteminin” aşırı hassas hale gelmesidir.
Kalp çarpıntısı
Nefes darlığı, boğulma hissi
Baş dönmesi, bayılacak gibi olma
Göğüs sıkışması
Terleme veya üşüme
Karıncalanma, ellerde titreme
Gerçek dışı hissi (derealizasyon)
Kontrolü kaybetme ya da “aklını yitirme” korkusu
Ölüm korkusu
Panik atağın en zorlu yanı, kişi bu belirtileri fiziksel bir hastalık sanarak hastane hastane dolaşabilir ama sonuçlar hep “normal” çıkar.
Aşırı stres ve baskı
Bastırılmış duygular
Geçmişte yaşanmış travmatik olaylar
Genetik yatkınlık
Kontrol kaybı korkusu
Yoğun kaygı bozuklukları
Kafein, sigara, düzensiz uyku gibi tetikleyiciler
Şu durumlardan biri bile varsa, destek alma zamanı gelmiştir:
Ataklar sıklaşıyorsa
Sürekli “ya yine olursa?” korkusu varsa
Sosyal hayattan çekilme başladıysa
Uykular bölünüyorsa
Doktor doktor geziliyor ama çözüm bulunamıyorsa
Günlük yaşam işlevselliği bozuluyorsa
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Panik atağı tetikleyen düşünceler fark edilerek yeniden yapılandırılır.
Bedensel regülasyon teknikleri: Nefes çalışmaları, gevşeme egzersizleri, bedeni sakinleştirme yolları öğretilir.
Duygu farkındalığı: Panik atakların altında yatan bastırılmış duygularla çalışılır.
Travma çalışmaları (EMDR vb.): Özellikle geçmiş travmalarla bağlantılı panik bozukluklarda etkilidir.
Panik atak yaşamak korkutucudur ama bu duygularla yaşamak zorunda değilsiniz. Panik atak, ruhun sizi “artık bir şeyler değişmeli” diye uyardığı bir sinyaldir. Bu sinyalleri bastırmak yerine anlamak ve dönüştürmek mümkündür.
Eğer siz de durduk yere kalp çarpıntısı, nefes darlığı, titreme, baş dönmesi ya da kontrolü kaybetme korkusu yaşıyorsanız ve bunun bir panik atak olabileceğini düşünüyorsanız, en kısa sürede bana ulaşabilirsiniz. Bu belirtilerle tek başınıza mücadele etmek zorunda değilsiniz. Panik atağın hayatınızı kontrol etmesine izin vermeyin. Bana ulaşın birlikte çözelim.
Soru sormak, detaylı bilgi almak ya da randevu oluşturmak için WhatsApp butonuna tıklayabilir veya psikologsinanyuksel@gmail.com adresine mail gönderebilirsiniz.
Kendinize ve ruh sağlığınıza iyi bakın.
Uzman Klinik Psikolog Sinan Yüksel
Manavgat Psikolog | Bireysel, Çift ve Cinsel Terapi
Copyright @ | Uzm. Kln. Psk. Sinan Yüksel | Tüm Hakları Saklıdır.