Psikoloğa gitmek için mutlaka ağır bir ruhsal hastalık yaşamak gerekmez. Duygusal, düşünsel veya davranışsal sorunlarla başa çıkamıyorsan, kendini geliştirmek istiyorsan veya hayatında daha sağlıklı kararlar almak istiyorsan bir psikologdan destek alabilirsin.
Aşağıda psikoloğa gitmeyi gerektirebilecek durumları detaylıca ele aldım.
Psikolojik iyi oluşun bozulduğunda ve günlük hayatına olumsuz etki ettiğinde psikoloğa gitmek iyi bir seçenektir.
Depresyon, bireyin duygu durumu, düşünceleri ve davranışlarını olumsuz etkileyen yaygın bir psikolojik rahatsızlıktır. Sadece üzüntü hissiyle sınırlı değildir; uzun süreli, derin bir mutsuzluk ve ilgisizlik haliyle karakterizedir.
Eğer depresyon tedavi edilmezse, günlük yaşamı, ilişkileri ve iş/okul performansını ciddi şekilde etkileyebilir. Ancak, psikoterapi ile depresyonun etkileri azaltılabilir ve birey tekrar sağlıklı bir yaşam sürebilir.
Eğer depresyon şiddetliyse ve intihar düşünceleri varsa, önce bir psikiyatriste gidip ilaç desteği almak gerekebilir. Ancak psikoterapi de depresyon tedavisinde çok etkilidir.
Anksiyete bozuklukları için psikoterapi oldukça etkilidir. Psikologlar, kaygıyı yönetmek için Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) gibi yöntemleri kullanabilirler.
Travma sonrası stres bozukluğu için EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) terapisi oldukça etkilidir.
Sosyal fobi, kişinin başkalarının yanında kaygı hissettiği ve yargılanmaktan korktuğu bir kaygı bozukluğudur. Bu rahatsızlık, kişinin günlük sosyal ilişkilerini ve iş hayatını ciddi şekilde etkileyebilir.
✅ İnsanlarla konuşurken aşırı gerginlik ve utanma
✅ Toplum içinde konuşmaktan, sunum yapmaktan kaçınma
✅ Tanımadığı insanlarla iletişime geçmekten kaçınma
✅ “Ya rezil olursam?”, “Ya yanlış bir şey söylersem?” gibi düşünceler
✅ Kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınma
✅ Sosyal etkileşim öncesinde günlerce kaygı yaşama
✅ Yüz kızarması, terleme, kalp çarpıntısı gibi fiziksel belirtiler
OKB, kişinin kontrol edemediği takıntılı düşünceler (obsesyonlar) ve bunları engellemek için yaptığı tekrarlayıcı davranışlar (kompulsiyonlar) ile karakterizedir.
✅ Takıntılı düşünceler (obsesyonlar):
✅ Zorlayıcı davranışlar (kompulsiyonlar):
OKB, kişinin hayatını ciddi şekilde etkileyebilir ve zaman kaybına neden olabilir.
Günlük hayatta hepimiz stres yaşarız, ancak stresin kronik hale gelmesi hem fiziksel hem de psikolojik sağlığı olumsuz etkileyebilir.
✅ Sürekli gerginlik ve huzursuzluk
✅ Odaklanma ve dikkat problemleri
✅ Kas ağrıları, baş ağrıları, mide sorunları
✅ Uyku düzensizliği
✅ Hızlı sinirlenme ve sabırsızlık
✅ Kaygı ve endişe hali
✅ İş veya sosyal ilişkilerde verimsizlik
Bireysel psikoterapi veya çift/aile terapisi ile ilişkilerde yaşanan sıkıntılar çözülebilir.
Çift terapisi, ilişkide yaşanan sorunları çözmek için etkili bir yaklaşımdır.
Aile terapisi, aile içindeki dinamikleri anlamak ve sağlıklı iletişim geliştirmek için faydalıdır.
Psikoloğa gitmek sadece sorun yaşadığında değil, kendini geliştirmek ve daha sağlıklı kararlar almak için de gereklidir.
Özgüven, kişinin kendi yeteneklerine ve değerine duyduğu inançtır. Özgüven eksikliği, kişinin kendini yetersiz, başarısız ve değersiz hissetmesine yol açar.
✅ Kendini sürekli başkalarıyla kıyaslamak ve hep yetersiz hissetmek
✅ Sosyal ortamlardan kaçınmak veya sürekli çekingen davranmak
✅ Karar almaktan kaçınmak ve başkalarının onayına ihtiyaç duymak
✅ “Ben zaten yapamam” veya “Beni kimse sevmez” gibi olumsuz düşüncelere sahip olmak
✅ Başarısızlık korkusu nedeniyle yeni şeyler denememek
✅ Eleştirilere aşırı duyarlı olmak
Özgüven eksikliği zamanla kronik hale gelirse depresyona, kaygıya ve sosyal izolasyona yol açabilir. Bu yüzden psikolojik destek almak çok önemlidir.
Psikoterapi, bireyin kendi iç dünyasını keşfetmesine yardımcı olabilir.
Psikolojik zorluklar iş ve okul hayatını da etkileyebilir.
Tükenmişlik sendromunu yönetmek için psikolojik destek almak önemlidir.
DEHB teşhisi için psikiyatrist gerekli olabilir, ancak psikoterapi ile dikkati yönetme becerileri geliştirilebilir.
Cinsellik, bireyin hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını etkileyen önemli bir konudur. Cinsel sorunların büyük bir kısmı psikolojik kökenlidir ve bir psikolog ya da cinsel danışman tarafından tedavi edilebilir.
Yaygın Cinsel Problemler;
Cinsel terapi, bireyin cinsel hayatını sağlıklı bir şekilde düzenlemesine yardımcı olabilir.
Bir sevdiğini kaybetmek, hayatın en zor deneyimlerinden biridir. Yas süreci, kişinin kaybını kabullenmesini ve hayatına uyum sağlamasını içeren doğal bir süreçtir. Ancak, bazı durumlarda yas süreci aşırı derecede zor ve uzun olabilir.
Psikolog Elisabeth Kübler-Ross’a göre yas süreci genellikle şu aşamalardan oluşur:
Bazı insanlar bu süreci kendi kendine atlatabilirken, bazıları için yas uzun süre geçmeyen bir depresyona dönüşebilir.
Eğer aşağıdaki belirtileri yaşıyorsan, psikolog desteği almak faydalı olabilir:
✅ Kaybın üzerinden aylar geçtiği halde hala şiddetli depresyon içindeysen.
✅ Günlük hayatına devam edemiyorsan (işe gidememek, sosyal ilişkilerden tamamen çekilmek).
✅ Kaybettiğin kişiyi düşünmeden bir an bile geçiremiyorsan.
✅ Yoğun suçluluk duygusu yaşıyorsan (Keşke onun yerine ben ölseydim, keşke ona daha iyi davransaydım gibi düşünceler).
✅ İntihar düşüncelerin varsa.
✅ Kayıpla ilgili sürekli kâbuslar görüyor veya travmatik hatıraları zihninden atamıyorsan.
Psikologlar, yas sürecinde bireyin duygularını sağlıklı bir şekilde yaşamasına ve kaybı kabullenmesine destek olur.
Psikolojik olarak sorunlar yaşadığınızı düşünüyorsanız en kısa sürede bana ulaşabilirsiniz. Soru sormak, detaylı bilgi ve randevu almak için whatsapp butonuna tıklayabilir veya psikologsinanyuksel@gmail.com mail adresimden bana ulaşabilirsiniz.
Kendinize ve ruh sağlığınıza iyi bakın.
Uzman Klinik Psikolog Sinan Yüksel
Manavgat Psikolog | Bireysel, Çift ve Cinsel Terapi
Copyright @ | Uzm. Kln. Psk. Sinan Yüksel | Tüm Hakları Saklıdır.